IVIG Nedir? Nasıl Uygulanır ve Kimlere Verilir?

IVIG (İntravenöz İmmünoglobulin), insan plazmasından elde edilen immünoglobulinlerin damar yoluyla verilmesini sağlayan tıbbi bir tedavidir.

İmmünoglobulinler, bağışıklık sistemimizin enfeksiyonlara karşı savunmasında görev yapan antikorlardır. Bazı primer immün yetmezlik hastalarında yeterli miktarda antikor üretilemez veya üretilen antikorlar gerektiği gibi işlev göremez. Bu durumlarda immünoglobulin replasman tedavisi kullanılabilir.

IVIG yalnızca primer immün yetmezliklerde kullanılmaz. Bazı nörolojik, hematolojik ve immünolojik hastalıklarda farklı amaçlarla da kullanılabilir. Bu yazıda ağırlıklı olarak primer immün yetmezliklerde IVIG kullanımını ele alacağız.

IVIG AÇILIMI NEDİR?

IVIG’in İngilizce açılımı “Intravenous Immunoglobulin”dir.

Türkçesi “İntravenöz İmmünoglobulin”dir.

İntravenöz, ilacın damar yoluyla uygulanmasını ifade eder.

IVIG preparatlarının temel bileşeni insan normal immünoglobulinidir. Bu antikorlar insan plazmasından elde edilir, çeşitli üretim ve saflaştırma işlemlerinden geçirilerek tıbbi ürün haline getirilir.

İMMÜNOGLOBULİN NEDİR?

İmmünoglobulinler, bağışıklık sisteminin yabancı mikroorganizmaları tanımasına ve onlara karşı savunma geliştirmesine yardımcı olan antikorlardır.

Başlıca immünoglobulin sınıfları:

  • IgG
  • IgA
  • IgM
  • IgE
  • IgD

İmmünoglobulin replasman tedavisinde temel olarak IgG antikorları sağlanır.

PRİMER İMMÜN YETMEZLİKTE IVIG NEDEN KULLANILIR?

Primer immün yetmezlik tek bir hastalık değildir. Günümüzde “doğuştan bağışıklık kusurları” olarak da adlandırılan geniş bir hastalık grubunu kapsar.

Bu hastalıkların bazılarında antikor üretimi ciddi şekilde etkilenebilir.

Bunun sonucunda hastalarda özellikle tekrarlayan veya ağır:

  • Sinüzit
  • Bronşit
  • Zatürre
  • Kulak enfeksiyonları
  • Diğer bakteriyel enfeksiyonlar

görülebilir.

Uygun hastalarda immünoglobulin replasman tedavisinin amacı, yetersiz olan antikor savunmasını desteklemek ve enfeksiyonlara karşı korumayı artırmaktır.

IVIG BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ “GÜÇLENDİREN” BİR TAKVİYE MİDİR?

Hayır.

Bu ayrım oldukça önemlidir.

IVIG bir vitamin, mineral veya gıda takviyesi değildir. Reçeteyle kullanılan ve hekim gözetiminde uygulanan tıbbi bir immünoglobulin tedavisidir.

Primer immün yetmezlikte IVIG’in amacı bağışıklık sistemini belirsiz bir şekilde “güçlendirmek” değil, belirli hastalarda yetersiz olan antikor savunmasını desteklemektir.

Bu nedenle IVIG tedavisi ancak uygun tıbbi değerlendirme ve tanı sonucunda uygulanır.

HER PRİMER İMMÜN YETMEZLİK HASTASI IVIG KULLANIR MI?

Hayır.

Primer immün yetmezlikler bağışıklık sisteminin farklı bölümlerini etkileyebilen çok geniş bir hastalık grubudur.

İmmünoglobulin replasmanı özellikle antikor üretiminin yetersiz olduğu veya antikor işlevlerinin bozulduğu belirli primer immün yetmezliklerde kullanılabilir.

Örneğin bazı hastalarda:

  • Yaygın Değişken İmmün Yetmezlik (CVID)
  • X’e bağlı agammaglobulinemi
  • Bazı spesifik antikor eksiklikleri

gibi durumlarda immünoglobulin replasmanı uygulanabilir.

Yalnızca “immün yetmezlik” tanısının bulunması IVIG başlanacağı anlamına gelmez.

IVIG NASIL UYGULANIR?

IVIG damar yoluyla infüzyon şeklinde uygulanır.

Uygulama sırasında damar yolu açılır ve immünoglobulin solüsyonu belirlenen hızda dolaşıma verilir.

İnfüzyon hızı özellikle tedavinin başlangıcında kontrollü tutulur ve hastanın tedaviye verdiği yanıta göre ayarlanabilir.

Tedavi uygun sağlık profesyonellerinin gözetiminde gerçekleştirilir.

IVIG NE SIKLIKLA UYGULANIR?

Primer immün yetmezliklerde IVIG uygulama sıklığı hastaya göre belirlenir.

Replasman tedavisinde sıklıkla birkaç haftalık aralıklarla uygulama yapılabilir. Birçok hastada 3–4 haftalık aralıklar kullanılabilmekle birlikte bu süre herkes için aynı değildir.

Doz ve uygulama aralıkları hastanın:

  • Klinik durumuna
  • Enfeksiyon sıklığına
  • IgG düzeylerine
  • Tedaviye verdiği yanıta

göre kişiselleştirilir.

Bu nedenle başka bir hastanın IVIG dozu veya uygulama aralığı örnek alınmamalıdır.

IVIG DOZU NASIL BELİRLENİR?

IVIG dozu hekim tarafından belirlenir.

Değerlendirmede hastanın:

  • Vücut ağırlığı
  • Primer immün yetmezlik türü
  • Enfeksiyon geçmişi
  • Klinik yanıtı
  • IgG düzeyleri
  • Tedaviler arasındaki enfeksiyon durumu
  • Eşlik eden hastalıkları

gibi birçok faktör dikkate alınabilir.

Tedavinin başarısı yalnızca laboratuvar sonucundaki bir sayıya göre değerlendirilmez. Hastanın enfeksiyon sıklığı ve klinik durumu da önemlidir.

IVIG TEDAVİSİ NE KADAR SÜRER?

Tedavi süresi primer immün yetmezliğin türüne bağlıdır.

Kalıcı antikor üretim bozukluğu bulunan bazı hastalarda immünoglobulin replasman tedavisi uzun süreli, hatta yaşam boyu gerekli olabilir.

Tedavinin devamına, dozuna ve uygulama biçimine hastayı takip eden hekim karar verir.

IVIG ENFEKSİYONLARI TAMAMEN ÖNLER Mİ?

Hayır.

IVIG tedavisinin amacı enfeksiyon riskini azaltmak ve hastanın antikor savunmasını desteklemektir.

Ancak IVIG kullanılması kişinin bir daha hiç enfeksiyon geçirmeyeceği anlamına gelmez.

Tedavi sırasında da enfeksiyonların takip edilmesi ve gerektiğinde uygun şekilde tedavi edilmesi gerekir.

Özellikle daha önce tekrarlayan akciğer enfeksiyonları yaşamış kişilerde akciğer sağlığının düzenli değerlendirilmesi önem taşıyabilir.

IVIG’İN YAN ETKİLERİ OLABİLİR Mİ?

Evet.

IVIG tedavisi sırasında veya sonrasında bazı kişilerde yan etkiler görülebilir.

Bunlar arasında:

  • Baş ağrısı
  • Ateş veya titreme
  • Bulantı
  • Kusma
  • Yüzde kızarma
  • Kas veya eklem ağrıları
  • Sırt ağrısı
  • Halsizlik
  • Göğüste sıkışma hissi

bulunabilir.

Bazı infüzyon reaksiyonlarının uygulama hızıyla ilişkili olabileceği bilinmektedir.

CİDDİ YAN ETKİLER GÖRÜLEBİLİR Mİ?

Nadiren daha ciddi reaksiyonlar da görülebilir.

Bunlar arasında:

  • Ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları
  • Tromboembolik olaylar
  • Böbrek fonksiyon bozukluğu
  • Hemoliz
  • Aseptik menenjit

gibi durumlar yer alabilir.

Bu nedenle tedavi öncesinde kişinin mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve diğer risk faktörleri sağlık ekibi tarafından değerlendirilmelidir.

Tedavi sırasında veya sonrasında olağandışı ya da şiddetli bir belirti gelişirse sağlık ekibine bildirilmelidir.

IVIG SIRASINDA İNFÜZYON HIZI NEDEN ÖNEMLİDİR?

Bazı yan etkilerin ortaya çıkmasında infüzyon hızının etkisi olabilir.

Bu nedenle IVIG genellikle kontrollü bir infüzyon hızıyla başlatılır ve hasta tedaviyi tolere ettiği sürece kullanılan ürünün uygulama protokolüne göre hız ayarlanabilir.

Özellikle ilk infüzyonlarda veya kullanılan ürün değiştirildiğinde hastanın takibi önemlidir.

IVIG ÖNCESİNDE SU İÇMEK ÖNEMLİ MİDİR?

Uygun sıvı alımı bazı hastalarda tedavinin daha rahat geçirilmesine yardımcı olabilir ve IVIG uygulamalarında hidrasyon sağlık ekibi tarafından dikkate alınabilir.

Ancak kalp veya böbrek hastalığı gibi sıvı alımının sınırlandırılması gereken durumlar bulunabilir.

Bu nedenle “IVIG öncesinde herkes şu kadar su içmelidir” şeklinde genel bir kural doğru değildir.

Hastanın kendi sağlık ekibinin önerisi esas alınmalıdır.

IVIG SONRASINDA BAŞ AĞRISI OLABİLİR Mİ?

Evet.

Baş ağrısı IVIG sonrasında görülebilen reaksiyonlardan biridir.

Ancak çok şiddetli veya uzun süren baş ağrısına:

  • Ense sertliği
  • Işığa hassasiyet
  • Ateş
  • Bulantı veya kusma

gibi belirtiler eşlik ediyorsa sağlık ekibiyle iletişime geçilmelidir.

Nadir olarak IVIG sonrasında aseptik menenjit gelişebilir.

IVIG İLE SCIG ARASINDAKİ FARK NEDİR?

IVIG ve SCIG immünoglobulin tedavisinin farklı uygulama yollarıdır.

IVIG:
İmmünoglobulin damar yoluyla uygulanır.

SCIG:
İmmünoglobulin cilt altı dokusuna uygulanır.

SCIG daha küçük miktarların daha sık uygulanmasına olanak sağlayabilir. Uygun hastalarda gerekli eğitim sonrasında evde uygulama seçenekleri bulunabilir.

IVIG ise genellikle daha uzun aralıklarla uygulanır.

Hangi yöntemin daha uygun olduğuna hastanın klinik durumu, tercihleri ve sağlık ekibinin değerlendirmesi doğrultusunda karar verilir.

IVIG VE IgG AYNI ŞEY MİDİR?

Tam olarak aynı şey değildir.

IgG, vücudumuzdaki immünoglobulin sınıflarından biridir.

IVIG ise ağırlıklı olarak IgG içeren insan immünoglobulinlerinin damar yoluyla uygulandığı bir tedavi yöntemidir.

Dolayısıyla kişinin kan tahlilindeki “IgG” değeri ile “IVIG tedavisi” aynı kavram değildir.

IVIG KULLANIRKEN AŞI YAPILABİLİR Mİ?

Bu konu aşının türüne ve hastanın bağışıklık sistemi hastalığına göre değerlendirilmelidir.

İmmünoglobulin ürünleri bazı canlı aşıların oluşturacağı bağışıklık yanıtını etkileyebilir.

Ayrıca bazı primer immün yetmezlik türlerinde canlı aşılar hastalığın kendisi nedeniyle uygun olmayabilir.

Bu nedenle IVIG kullanan bir kişinin aşı programı kendisini takip eden sağlık ekibiyle birlikte planlanmalıdır.

IVIG TEDAVİSİ KESİLEBİLİR Mİ?

IVIG’in kesilip kesilemeyeceği altta yatan hastalığa bağlıdır.

Kalıcı antikor üretim bozukluğu bulunan bazı primer immün yetmezliklerde uzun süreli replasman gerekebilir.

Hasta kendi kararıyla IVIG dozunu değiştirmemeli, uygulamayı geciktirmemeli veya tedaviyi bırakmamalıdır.

IVIG TEDAVİSİNDE TAKİP NEDEN ÖNEMLİDİR?

Düzenli takip tedavinin önemli bir parçasıdır.

Takip sırasında hastanın durumuna göre:

  • Enfeksiyon sıklığı
  • Enfeksiyonların şiddeti
  • Hastane yatışları
  • Antibiyotik ihtiyacı
  • IgG düzeyleri
  • Akciğer sağlığı
  • Tedaviye bağlı yan etkiler
  • Böbrek ve diğer organ fonksiyonları

değerlendirilebilir.

Tedavinin amacı yalnızca laboratuvar değerlerini değiştirmek değil, hastanın enfeksiyon yükünü azaltmak ve sağlığını korumaktır.

IVIG HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR

IVIG kan mıdır?

IVIG doğrudan kan değildir. İnsan plazmasından elde edilen immünoglobulinlerin çeşitli üretim ve saflaştırma işlemlerinden geçirilmesiyle hazırlanan plazma türevi tıbbi bir üründür.

IVIG kortizon mudur?

Hayır. IVIG kortikosteroid değildir.

IVIG antibiyotik midir?

Hayır. IVIG antibiyotik değildir. Antibiyotik gibi bakterileri doğrudan öldürmek amacıyla kullanılmaz; hastaya işlevsel antikorlar sağlar.

IVIG kemoterapi midir?

Hayır. IVIG kemoterapi değildir.

IVIG herkese uygulanabilir mi?

Hayır. IVIG belirli tıbbi durumlarda ve hekim değerlendirmesi sonucunda kullanılır.

IVIG bağımlılık yapar mı?

IVIG klasik anlamda bağımlılık yapan bir ilaç değildir.

Bazı primer immün yetmezlik hastalarında uzun süre kullanılmasının nedeni bağımlılık değil, vücudun yeterli veya işlevsel antikor üretememesidir.

SONUÇ

IVIG, özellikle antikor üretiminin bozulduğu bazı primer immün yetmezliklerde kullanılan önemli bir immünoglobulin replasman tedavisidir.

Tedavi, insan plazmasından elde edilen immünoglobulinleri içerir ve damar yoluyla uygulanır.

Ancak her primer immün yetmezlik hastasının IVIG kullanması gerekmez. Tedavinin gerekliliği, dozu, uygulama aralığı ve süresi hastanın tanısına ve klinik durumuna göre belirlenmelidir.

IVIG bir gıda takviyesi veya genel amaçlı “bağışıklık güçlendirici” değildir. Hekim tarafından planlanan tıbbi bir tedavidir.

KAYNAKLAR

  • European Medicines Agency (EMA)
  • Immune Deficiency Foundation (IDF)
  • Klinik immünoloji ve immünoglobulin replasman tedavisi rehberleri

TIBBİ BİLGİLENDİRME NOTU

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya tedavi önerisi değildir. IVIG reçeteli bir tıbbi tedavidir. Tedavinin gerekliliği, dozu, uygulama aralığı ve takibi hastanın klinik durumuna göre hekim tarafından belirlenmelidir.

Fatih Özbay
Fatih Özbay

Fatih Özbay, Sağlıkla Gelir’in kurucusu ve içerik editörüdür. Sağlıklı yaşam, besin destekleri ve bilinçli ürün kullanımı konularında güvenilir kaynaklardan yararlanarak bilgilendirici içerikler hazırlar. Paylaşılan içerikler tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez; sağlıkla ilgili kararlar için doktorunuza ya da eczacınıza danışmanız önerilir.

Articles: 55